Reklamı Kapat

Ozan Arif Kimdir ?

Ozan Arif Kimdir ? Ozan Arif'in Hayatı ve Biyografisi Alucra’nın Yükselen köyünde 1949 yılında doğdu. Babasının memuriyeti nedeniyle ilk ve ortaok

Haber albümü için resme tıklayın

Ozan Arif Kimdir ? Ozan Arif’in Hayatı ve BiyografisiAlucra’nın Yükselen köyünde 1949 yılında doğdu. Babasının memuriyeti nedeniyle ilk ve ortaokulu Samsun’da tamamladı. 1970’te başladığı öğretmenliği 1979 yılına kadar sürdürdü. 24 Eylül 1980, 5 Kasım 1991 tarihleri arasında Almanya’da yaşadı. Özellikle milliyetçi kesimin son derece beğendiği, o kesimin tutkuyla dinlediği gür sesli ozandır. Söylediği türküler akıcıdır. Türkülerinde Türk Milliyetçiliği vurgusunu açıkça belirten Ülkücü ozandır.

Ozan Arif

Ozan Arif Giresun`un Alucra İlçesi’ne bağlı şimdiki ismi ile Yükselen eski adı ile Hapu köyünde 10 Haziran 1949`da doğdu. Babası, yörenin sevilen simalarından Muharrem Çavuşun (Muharrem Şirin) oğlu Mehmet Bey, annesi Fatma hanım da, yine komşu köy Demirözü`nden aynı şekilde sevilen Gençağa Eşkünoğlu`nun kızıdır.

Babasının memuriyeti dolayısıyla, ilk ve ortaokulu Samsun`da bitirdikten sonra, hayli kalabalık olan ailesine kısa zamanda maddi yardım yapabilmek düşüncesiyle öğretmen okuluna başladı. 1969-1970 döneminde Ordu İli, Perşembe Erkek Öğretmen Okulu’ndan mezun oldu. Okul süresi boyunca kışları okuyup, yazları rençberlik yapan bir öğrenci idi. İlk göreve başladığı okul, ailesinin bulunduğu Samsun`da Karaoyumca köyündeki ilkokuldur. Bir yıllık stajyerlik süresinden sonra, yine Samsun`da Devgeriş köyüne tayin oldu. 1972 yılında yine aynı köyde stajyerlik yapmakta olan ve ona ömrü boyunca en büyük desteği veren; Süheylâ hanımla evlendi. Devgeriş köyünde beş yılı öğretmenlik, dört yılı ise okul müdürlüğü olmak üzere, toplam dokuz yıl T.C. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak kamu hizmeti vermiştir.

12 Eylül askeri darbesinden sonra ailesini geride bırakarak yurt dışına çıkmak zorunda kalan Ozan Arif, 1991 yılına kadar sürgünde vatan hasreti çekmişti. 1991’de yurda döndüğünde yaklaşık yarım milyon insan tarafından karşılanmıştı. Bu o zamana kadar kayıtlara geçen en büyük karşılama töreniydi.

Ozan Arif, MHP’de çok önemli mücadeleler vermiş, hayatını Türk milliyetçilerinin davasına adamıştı. Kendisini defalarca hedef koyanlara, dava edenlere rağmen bulunduğu noktadan bir adım geri atmamıştı. Rejiminin değiştiği başkanlık sistemi referandumunda da, hastalığına rağmenbüyük bir mücadele vererek “hayır” çağrısında bulunmuştu.

Ozan Arif’in Hastalığı

2017 yılında geçirdiği ameliyat sonrasında sağlığına yeniden kavuşan Ozan Arif’te bir süre sonra yeniden kanser hücrelerine rastlandı. 2018 yılına geçirdiği ağır tedavi süreciyle ilgili bir mektup kaleme alan yaşadıklarını sevenleriyle paylaşıyordu:

Ozan Arif Kimdir ? Hastalığı ve Hayatı – Arif Şirin

“…Yapılan son kontrolümde tekrar nüksettiğini, tekrar aynı tedaviyi uygulayacaklarını söyledi doktorlarımız…

Şimdi tekrar aynı tedaviyi tekrarlıyorlar.

İşte o sebeple seyrek yazıyor, seyrek paylaşımlar yapıyorum.

Elbette ki Allah’ın dediği olur.

Ancak Allah’ın verdiği aklın gereğini yerine getirmekle mükellefiz.

Kanserden daha büyük dert olan, adaletsizliklere, kahpeliklere teslim olmadım ki kansere teslim olayım.

Her ne kadar belli mahfillerde ‘geberse de kurtulsak’ gibi temennilerde bulunanlar, temenilerini bana dolaylı yoldan duyurmayı başarsalar da aldırdığım yok.

Yukarıda söylediğim gibi Allah’ın dediği olur. Sevenlerimizin duası, sevmeyenlerimizin nefretini boğacaktır. Ben bundan eminim. Onlar sadece beni değil bir nesli, bir sevdayı dert sahibi yaptılar, işte bu yüzden beni öldürseler bile yazdıklarımı öldüremeyecekler, destanlarıma gücü yetmeyecek onların…

Hakkı bırakıp güya devletten yana, (hatta hakiki devletten yana) tavır koyduğunu sanan Hızır Paşa’lar yaşamıyor, lakin Pir Sultan yazdıklarıyla, söyledikleriyle bugün hala yaşıyor bunu akıllarından çıkarmasınlar.

Sadece üzüntüm; Bu sene artık gidebilirim, oraya gelen ülküdaşlarımla kucaklaşırım dediğim Erciyes’e büyük ihtimalle gidemeyecek olmam. Tedavim dolayısıyla bu arzum bu sene de olmayacak herhalde. Ama ben biliyorum ki, ben gidemesem de, benim ülküdaşlarım Tekir Yaylası’nı boş bırakmaz, hiç bir faliyet yaptırmasalar bile orada buluşup, çimenin yüzüne oturup birbirleriyle fikirleşirler…

O yaylada Başbuğlu günlerimizi hayal etmek bile yeter onlara… Gitseler de gitmeseler de gönlü orada olacak olan bütün gönüldaşlarıma selam olsun.”

14 Şubat 2019 - Biyografi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Türkiyem TV Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Türkiyem TV hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Ankara Markaları

Türkiyem TV, Ankara ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (312) 220 00 44
Reklam bilgi


Anket Önümüzdeki süreçte herhangi bir erken seçim olacağını düşünüyor musunuz?