Reklamı Kapat

Ticaret savaşları bitti ay savaşları mı başlıyor ?

Amerika Birleşik Devletleri ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki ticaret savaşlarında G-20 zirvesi sonrası geçici bir ara verildiğini düşündürecek açıklamalar geliyor.

Haber albümü için resme tıklayın

Hemen hemen bütün liderler ticaret savaşlarının küresel ekonomi için büyük bir tehdit yaratacağı konusunda hemfikir, bu konuda hemfikir olmayan Trump ise dünyanın gözünde sadece Amerika Birleşik Devletlerinin menfaatlerini gözeten yerkürenin geri kalanını umursamayan bir lider konumuna düşmüş durumda .

Ticaret savaşları kuşkusuz son zamanlarda dünyadaki en önemli gündem maddelerinden birisiydi. ‘Küresel ekonomi karşısındaki en büyük risk’ olarak nitelendirilen bu savaşta iki ülkeden de karşılıklı misillemeler gelmişti.

28-29 Haziran’da Japonya’nın Osaka kentinde gerçekleştirilen G-20 zirvesi öncesinde ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi geçici ateşkes ilan etmiş görünmekteler. İkili Osaka'da ki G-20 zirvesinde de yüzyüze görüştü ve Trump “Aslında anlaşmaya çok yakındık fakat bir şeyler oldu ve o süreç biraz koptu, şu anda biraz daha yaklaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kısaca Ticaret Savaşları’nda geçici ateşkes ile şimdilik ortalık duruldu gibi görünmekte. Elbette Trump faktörünün yarattığı belirsizliği ve sık sık yarattığı sürprizleri gene de göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Ancak iki ülke arasında çok dile getirilmeyen bir başka savaş daha yaşanıyor; Ay yada uzay savaşı

20 Temmuz 1969'da Apollo 11 Ay yüzeyine iniş yaparak insanlık tarihine geçmişti. Ay'a ayak basan ilk kişi ise efsane astronot Neil Armstrong olmuşdu. 50 yıl sonra Ay yeniden tarihteki en büyük insan etkinliğinin hedefi ve Ay’ı hedefleyenler artık yalnızca Amerika Birleşik Devletlerinden ibaret de değil...

2019 Başında Çin'in Chang'e-4 aracı, Ay'ın dünyadan görülemeyen "karanlık yüzüne" iniş yapan ilk uzay aracı oldu. Bu alanda Çin ‘Ay’ın karanlık yüzüne iniş yapan ilk ülke olarak da tarihe geçti.

Çin’in uzay yarışındaki hedefleri arasında dünyanın en büyük uzay teleskobunu kullanmak, Uluslararası Uzay İstasyonuna rakip olacak bir uzay istasyonu kurmak ve dünyanın en ağır roketini fırlatmak da yer alıyor.

Hindistan, bu yaz Ay’ın güney kutbunda kendi yolculuğunu planlıyor ve üç yıl içerisinde de insanları bu bölgeye göndermek için deneme olarak yörüngeye uydu ve uzay aracı göndermeyi düşünüyor. Yine aynı şekilde Avrupa Uzay Ajansı (ESA), 2022’de Ay’ın Güney Kutbu'na bir uzay aracı indirmeyi planlıyor. Japonya’nın uzay ajansı ise ay yüzeyindeki araştırma faaliyetlerine özel olarak tasarlanacak bir keşif aracı için otomobil üreticisi Toyota ile işbirliği yaptı. İsrail’in ise insansız uzay aracını Ay'a indirme girişimi başarısızlıkla sonuçlansa da şimdiden ikincisi için çalışıyor. Rusya ise işi büyüterek kendi adına, bir ay kolonisi inşa etmeyi planladığını söyledi.

Hararetlenen ‘Ay Savaşları’ ABD’nin de harekete geçmesine yol açtı. ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Mart ayında Alabama’da düzenlenen Ulusal Uzay Konseyi’nin toplantısında “Tıpkı 1960’lardaki gibi uzay yarışı içindeyiz” diyerek önümüzdeki 5 yıl içinde ABD’lileri yeniden Ay’a gönderme hedefinin olduğunu açıkladı.

Uzay yarışında ABD hala en büyük ve bilimsel keşif programı, dünyanın geri kalanından çok daha ileride yer alıyor. NASA ise diğer ulusların da ortağı konumunda, hatta ezeli rakibi Rusya ile bile birlikte projeler yürütmekte. Oysa Çin’in ABD’nin teknolojisini askeri amaçlar için kullanacağı endişesi onu uzay araştırmalarında yasal olarak dışlanmış hale getirmekte.

Ayrıca ABD artık kısmen de olsa, servetlerini uzaya araç göndermeye harcamak isteyen milyarder girişimcilerin yönlendirdiği, gelişen bir özel sektöre de sahip. Amazon'un kurucusu Jeff Bezos tarafından finanse edilen Blue Origin ve Mars'a insan gönderme iddiasında bulunan Tesla kurucusu Elon Musk tarafından yönetilen SpaceX gibi özel sektör kurumları da artık uzay yarışına dahil olmuş durumdalar.

Ancak, uzay araştırmaları ölçeğindeki bir girişim aynı zamanda kamu düzeyinde büyük miktarda satın alma ve yatırım yapılmasını da gerektiriyor ve bu cephede ABD şu anda potansiyel olarak Çin ile karşılaştırıldığında daha dezavantajlı durumda yer alıyor. ABD uzay çalışmalarının çatı kurumu NASA daha dünyevi öncelikleri fonlayabilmek için yapılacak bütçe kesintilerinin hedefi konumunda ve Çin ise her geçen yıl bütçesini artırmaya devam ediyor.

Uzay savaşlarına yönelik gözlemlediğimiz bu yoğun çabanın altında yatan gerçek nedenleri anlayabilmek için sormamız gereken temel soru şunlar olmalıdır: Bu kadar büyük harcamalar ve yatırımlar gerektiren uzay araştırmalarından beklenen yada umulan faydalar neler olabilir? Uzayda bulunan kaynaklardan bol ve ucuz enerji yada madenlerin elde edilebilecek olması hedefleniyor olabilir mi? Sadece bilimsel keşifler için bu kadar büyük harcamalar yapılıyor olması mümkünmüdür? Yoksa uzaya hakim olanın dünyada da büyük bir siyasi, askeri ve ekonomik hakimiyet kuracak olmasımıdır bu çabanın gerçek sebebi?

Türk siyasetinin acilen kısır çekişmelerden sıyrılıp Türk milleti'nin ali menfaatlerini gözetecek şekilde dikkatini büyük güçler arasındaki bu teknoloji ve güç savaşlarına odaklaması, bu savaş sonucunda ortaya çıkabilecek potansiyel tehdit ve fırsatları son derecede akıllıca hesap etmesi, gerekli girişimleri yapıp tedbirleri alması gerekmektedir düşüncesindeyim.

Unutmayalım ki Batı dünyası keşifler çağı boyunca yerkürede yeni topraklar, yeni yollar ve yeni kaynaklar peşinde koşarken bu keşiflere iştirak etmeyen yada edemeyen toplumlar sonradan bunun bedelini ekonomik, siyasi ve askeri bağımsızlıklarını yitirerek ödediler. Bugünün yeni keşifler çağı için hedef artık uzaydır, uzay sınırsız enerji ve madde kaynağı ile onu keşfedene muazzam bir güç sağlayacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk'ün “istikbal göklerdedir” sözündeki “gök” kelimesini artık “uzay” olarak değerlendirmek gerektiği düşüncesindeyim.

MURAT öZBÜLBÜL 

04 Temmuz 2019 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Türkiyem TV Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Türkiyem TV hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Ankara Markaları

Türkiyem TV, Ankara ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (312) 220 00 44
Reklam bilgi


Anket Önümüzdeki süreçte herhangi bir erken seçim olacağını düşünüyor musunuz?