Reklamı Kapat

İYİ Partili Meclis üyesi "Kaz dağlarını katleden kadrolar Çarşamba'da iş başında"

İYİ Parti Çarşamba Belediye Meclis Üyesi Filiz Karabaş gündemde olan Biyokütle Enerji Santrali konusunda açıklama yaparak "Sayın başkan “devletimize, devlet kurumlarımıza” güvenmemizi istemektedir. Biz devletimize de devlet kurumlarımıza da güveniyoruz. Ancak bu kurumlarda görev alan bazı kadrolara güvenmiyoruz. Sayın Doğan’ın güvenmemizi istediği kadrolar Kaz Dağları’nda 195 bin ağacın kesilmesine neden olan altın arama projesine onay veren kadrolardır." dedi

Haber albümü için resme tıklayın

Çarşamba Belediye Meclisimizde ifade etmeyi arzu ederdim ancak sayın Halit Doğan’ın İYİ Parti Belediye Meclis Üyesi olarak şahsıma söz hakkı vermemesinden kaynaklı sosyal medyadan açıklama yapıyorum diyen  Karabaş ; "Sayın Başkanla şahsi bir meselemzi yoki Biz sayın Halit Doğan’ın “kandırılmış” bir belediye başkanı olarak anılmasını değil, belediye meclisimizle birlikte Çarşamba’ya faydalı ve yararlı hizmetlere imza atmış bir belediye başkanı olarak anılmasını arzu etmekteyiz". iafdelerini kullandı

Kıymetli hemşehrilerimiz,
16 Ekim 2019 tarihinde gerçekleştirilen 2020 Yılı Bütçe Görüşmeleri kapsamında toplanan Çarşamba Belediye Meclisi Toplantımızda gündeme gelen Biyokütle Enerji Santrali projesine dair Çarşamba Belediye Başkanımız sayın Halit Doğan’ın açıklamaları üzerine değerlendirmelerde bulunacağım.
Bu değerlendirmeleri Çarşamba Belediye Meclisimizde ifade etmeyi arzu ederdim. Ancak sayın Halit Doğan’ın İYİ Parti Belediye Meclis Üyesi olarak şahsıma söz hakkı vermemesinden kaynaklı olarak ve de kendisinin de çok istekli tavsiyesi üzerine buradan kamuoyuna açıklamalarda bulunacağım.


Öncelikle sayın Belediye Başkanımızın bu konudaki görüş farklılıklarımızı “şahsileştirmesi” bizleri derinden üzmüştür. Sayın Doğan, kendisini destekleyen desteklemeyen herkes tarafından öncelikli olarak nezaketiyle anılan bir isim olmuştur. Siyaseten görüş farklılıklarımız olsa da bizce de kendisi daima nezaketiyle anılmıştır. Ancak sayın başkan ilk olarak Biyokütle Enerji Santrali’ne dair söz aldığım bir meclis toplantımızda konuşmamı yaptığımda sırada canlı yayının kesilmesi talimatını vererek kendisine dair bakış açılarımıza aykırı bir tutum sergilemişti. Bu yaklaşımın gündem olmasıyla birlikte konu Filiz Karabaş ile şahsileştirilmiş olmalı ki sayın başkanımız bu haftaki meclis toplantımızda bazı itham ve imalarla şahsımı dinleme nezaketinde bulunmamıştır.


Bizler insanların verdiği oyların mesuliyetiyle Çarşamba Belediye Meclisi koltuklarında oturuyoruz. Şahsımın sayın Doğan ile şahsi bir problemi olmadığı gibi kendisine karşı bu zamana kadar herhangi bir nezaketsizliğim olmamıştır. Ancak son mobbing uygulamasından sonra görülmüştür ki sayın Doğan meclisteki görüş ayrılığımızı şahsileştirme yanlışına düşmüştür. Dolayısıyla ben de kendisinin de arzu ettiği gibi meseleyi kamuoyuna ve basına açık şekilde ele alacağım.
Sayın başkan özellikle bu konudaki muhalefetimizi siyasi birtakım hesaplar ve tabiri caizse primler üzerine yaptığımızı ifade etti.


Bizim görevimiz doğrunun yanında olmak yanlışın düzeltilmesini savunmaktır. Dolayısıyla Çarşamba ilçemizin ekolojik gerçeklerine aykırı, Eğercili ve Irmaksırtı mahallelerimiz başta olmak üzere bölge insanının sağlığını hedef alabilecek bir projenin karşısında tavır göstermek, buna muhalefet etmek birtakım ithamların ve haksız eleştirilerin hedefi olmamıza neden olacaksa bu durum bizi yıldırmaz, kimse merak etmesin. Ancak yapılan eleştirilerin, yanlışa muhalefeti siyasi prim olarak yorumlayan sayın Halit Doğan’a soruyorum,
-Çok muhterem genel başkanları da iktidarları süresince kendilerinden önceki iktidarların yanlışlarını dile getirerek seçmenlerimizi konsolide etmeye çalıştı. O halde kendince yanlışlara muhalefet eden muhterem genel başkanları da mı siyasi prim peşinde koşmuştur?
Diğer taraftan sürecin en başından itibaren neden sessiz kaldığını “ Samsun Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı bir açıklama yapmadan Çarşamba Belediye Başkanı olarak benim bir açıklama yapmamın doğru olmayacağını düşündüm.” Diyerek ifade etmiştir. Ancak konuşmasının devamında “%75 oyla seçilen bir belediye başkanı olarak bu santralin zararlı olacağını düşünsem kimseyi dinlemem.” Şeklinde kendi dedikleriyle çelişen bir cümle daha kurmuştur. Sayın başkana soruyorum;
-%75 oyla seçilen bir belediye başkanı olarak “zararlı olsa kimseyi dinlemeyeceğinizi ifade ettiğiniz” santral konusunda zararsız olduğunu ifade etmek için neden Samsun Valisi’nin ve Büyükşehir Belediye Başkanının açıklama yapmasını beklediniz?
Sayın Başkan konunun bilimsel olarak tartışılmadığını ifade ederek konunun alanlarında uzman isimler tarafından yorumlanmasını ifade etti. Doğrudur, kendisine hak veriyorum. Ben sayın başkanı hukukçu olarak biliyorum. Dolayısıyla santral meselesine ancak hukuki olarak hakim olabilir. Santral konusunun hukuki boyutunun yanında farklı boyutları da bulunmaktadır. Kendisine soruyorum;
- Çarşamba Belediye Meclisi’nde bu konu oylanmadan önce Çarşamba Belediye Meclisi neden alanlarında uzman isimler tarafından bilgilendirilmemiş, mesleği Avukatlık olan sayın başkanımızın sadece elindeki kağıtlardan ibaret verilerle bilgilendirilmiştir?
-Eldeki destekleyici verileri hazırlayan isimler alanlarında uzman olabilir. Ancak diğer taraftan Santralin zararlı olduğunu ifade eden, alanlarında uzman isimlerin değerlendirmeleri neden görmezden gelinmektedir?
Sayın başkanımız konunun siyasi olarak tartışıldığını ifade etmiş. Ben Çarşamba Belediye Meclis Üyesiyim. Dolayısıyla Çarşamba Belediye Meclisi’nde bu konunun elbette siyasi boyutu tartışılacaktır. Çarşamba Belediye Meclisi kimya veya biyoloji laboratuvarı değildir ki konuyu bilimsel olarak ele alalım. Sayın başkan konuyu bilimsel olarak ele almak istiyorsa bütün yerel medya kuruluşları kendisine açıktır. Alanlarında uzman her kişiyle meseleyi bilimsel olarak da ele alabilir.
Sayın başkanımız konuya olan muhalefetimizi sosyal medyada kimliği belirsiz kişiler tarafından kendisine yöneltilen çirkin ve ahlaksızca uygulamaları, birilerinin paylaştığı asılsız paylaşımları belediye meclisinde gündeme getirerek galiba sindirmeye çalışmaktadır.
-Koskoca belediye başkanı sosyal medya platformları üzerinden atılan asılsız ve çirkin paylaşımları takip ederek mi Çarşamba ilçesinin rotasını belirleyecektir?
Kendisinin muhatabı, ifade ettiği sosyal medyadaki troll hesaplar değil Çarşamba halkıdır, dolayısıyla onları temsil eden biz belediye meclis üyeleridir.
Yine sayın başkan projenin 2018 yılında onaylandığını ifade etmektedir. Yani bu proje 31 Mart 2019 yerel seçimleri öncesinde onaylanmıştır. O tarihlerde Çarşamba Belediyesi kendisinin o dönemde ilçe başkanlığını yaptığı Ak Partili bir yönetim tarafından yönetilmektedir.
-Bugün projenin Çarşamba menfaatine olduğunu cansiperane bir şekilde ifade eden sayın Halit Doğan neden Biyokütle Enerji Santrali gibi projeleri seçimden önceki propaganda kampanyasına dahil edip, vatandaşı seçimden önce bilgilendirmemiştir?
Biz enerji üretilmesine karşı değiliz. Biz bu santralin bu bölgeye kurulmasına karşıyız. Ve buna karşı olurken de alanında uzman isimlerden aldığımız “bilimsel veriler” ışığında karşıyız.
Sayın başkan “devletimize, devlet kurumlarımıza” güvenmemizi istemektedir. Biz devletimize de devlet kurumlarımıza da güveniyoruz. Ancak bu kurumlarda görev alan bazı kadrolara güvenmiyoruz. Sayın Doğan’ın güvenmemizi istediği kadrolar Kaz Dağları’nda 195 bin ağacın kesilmesine neden olan altın arama projesine onay veren kadrolardır.
Sayın Doğan’ın güvenmemizi istediği kadrolar Kavak Şahin Dağları’nda siyanürle altın aranmasına müsaade eden kadrolardır.
Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir “Santral çalışsın, zarar verirse kapatırız.” Şeklinde açıklamalarda bulundu. Sayın Mustafa Demir’in açıklamalarından anladığımız üzere kendileri her an “kandırılabilecekleri” endişesini içten içe yaşamaktadır. Kandırılmalarının bedelini Çarşamba halkının zehirlenerek ödeyeceğini unutmaktadır. Sizler mensubu olduğunuz siyasi yapı itibariyle kandırılmayı fazlasıyla tecrübe edinmiş olabilirsiniz. Ancak bizim hemşehrilerimize karşı olan mesuliyetimiz “kandırılmayı” kaldıramayacak kadar ağırdır.
Biz sayın Halit Doğan’ın “kandırılmış” bir belediye başkanı olarak anılmasını değil, belediye meclisimizle birlikte Çarşamba’ya faydalı ve yararlı hizmetlere imza atmış bir belediye başkanı olarak anılmasını arzu etmekteyiz.
Çünkü ne sayın Mustafa Demir ne sayın Halit Doğan zararsız olduğunu ifade ettiği santrale dair kesinkes konuşamamaktadır. Sayın Doğan projeyle ilgili bir yargı sürecinin devam ettiğini ve mahkemeden zararlı olduğuna dair bir karar çıkarsa santralin kapatılacağını ifade etmektedir. Kendisi mesleği gereği meselenin hukuki boyutuna hakim olabilecek donanımdadır. Santralin yargılama sürecinin “zararsız olduğu yönünde” sonuçlanacağına dair neden kesin konuşamamaktadır?
Bizleri bu konu hakkında siyasi hesaplar peşinde koşmakla dolaylı olarak itham eden sayın başkan unutmasın ki bizim siyaset yaptığımız yapı 50 yıl öncesini eleştirerek, 10-20 yıl önce fani dünyadan ahir dünyaya göçmüş insanları hedef göstererek seçmeni kutuplaştıran, kazanayım da nasıl kazanırsam kazanayım diyen bir anlayışa sahip değildir.
Bununla birlikte sayın başkan ve mensubu olduğu siyasi anlayış fikir özgürlüğü, ifade özgürlüğü gibi kavramları dillerinden düşürmemesine rağmen Çarşamba Belediye Meclisi’nde muhalefette yer alan tek bir meclis üyesinin muhalif sesine dahi tahammül edemez bir noktaya gelmiştir. Bu durum sayın Doğan’ın şahsında olduğuna inandığımız demokrat yapısına ve nezaketli karakterine aykırı bir hal almıştır.
Dolayısıyla sayın başkanın %75’lik güç sarhoşluğundan sıyrılmasını, aldığı yüksek başarı ödülünün kendisinde otoriter bir yönetim anlayışını yaratmamasını, aksine kendisine yüklenen mesuliyetin hakkını verecek adalette, dürüstlükte ve hakkaniyette bir belediye başkanlığı yapmasını temenni ediyorum.
Bu mesele Çarşambalı hemşehrimiz Avukat Halit Doğan’ın şahsıyla kişiselleştirilmiş bir mesele olmayıp, kendisini denetlemek üzere hemşehrilerimiz tarafından görevlendirilen meclis üyesi kimliğimle değerlendirdiğim Çarşamba Belediye Başkanımız Halit Doğan ile fikir ayrılıklarımızdan ibarettir. Kendisinin de parti rozetini çıkararak meseleyi şahsileştirmeden Çarşamba’nın menfaatleri için yöneticiliğine ve kararlarına dair her türlü övgü ve yergiyi dikkate almasını diliyorum.

17 Ekim 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Türkiyem TV Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Türkiyem TV hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Ankara Markaları

Türkiyem TV, Ankara ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (312) 220 00 44
Reklam bilgi


Anket Önümüzdeki süreçte herhangi bir erken seçim olacağını düşünüyor musunuz?