Reklamı Kapat

İBB avukatları, ihalenin iptali için dava açtı ve suç duyurusunda bulundu

Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının ihalesinin iptali için dava açan İBB avukatları, suç duyurusunda bulundu

Büyütmek için resme tıklayın

Medyascope tv'den  Fırat Fıstık'ın haberine göre, Hezarfen Danışmanlık şirketinin  bakan ile görüşmesi ihale iptali talebi için sebep olarak gösterildi

İstanbul Büyükşehir Belediye ( İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun çağrısı üzerine avukatlar, Haydarpaşa ve Sirkeci gar ihalesinin iptali için Bölge İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Avukatlar, ihaleyi yapanlar hakkında da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının bir bölümü ihaleye açılmış 4 Ekim’de görülen birinci etap görüşmesinin ardından İBB ve Hezarfen Danışmanlık şirketinin 15 gün içinde pazarlık için bir sonraki toplantıya çağrıldığı duyurulmuştu. İBB, konsorsiyum olarak katıldığı ihalenin ikinci toplantısına çağrılmazken, aylık 350 bin TL karşılığında ihale Hezarfen şirketine verilmişti.

İBB, iştiraklerinin ihaleden elenmesini yargıya taşındı. Süreci sıradan bir şekilde takip etmeyeceklerini belirten İmamoğlu’nun avukatlara çağrı yapmasının ardından bugün avukatlar, Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurarak ihalenin iptalini istedi. Avukatlar daha sonra da ihaleyi gerçekleştirenler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Avukatlar, ihalenin yasal mevzuata, kamudan yana idari tasarruf anlayışına, İstanbul’un ve 16 milyon İstanbullu’nun çıkarlarına aykırı sonuçlandığını savundular. TCDD’nin büyük bir yanlışa imza attığını ifade eden İBB avukatları, iptal talepleri ile suç duyurularını özetle şu gerekçelere dayandırdılar:

“İlk işleme aykırı ikinci bir işlem yapılmıştır”

“Haydarpaşa ve Sirkeci gar alanları ihalesi de Yönetmelikte belirtilen Kapalı Teklif Usulü’ne göre yapılmıştır. Yönetmelikte, diğer ihale usullerine ilişkin hükümlerde, ‘Netice alınamaması ya da yeterli istekli bulunamaması gibi hallerde pazarlık usulüne başvurulabileceği’ kurala bağlanmış olmakla birlikte, ‘Kapalı Teklif Usulü’ için böyle bir imkan öngörülmemiştir. Yönetmeliğin 40. maddesinde, ‘Kapalı Teklif Usulü’ sonunda TCDD’nin ne tür kararlar alabileceği de hükme bağlanmıştır ve bunlar arasında, pazarlık usulüne göre ihaleyi devam ettirmek yoktur. İdare Hukuku bakımından burada ‘esaslı bir usul sakatlığı’ olduğu anlaşılmaktadır. İBB İştiraklerinin oluşturduğu iş ortaklığı ile Hezarfen Danışmanlık Limited Şirketi’nin pazarlık görüşmesi için çağrılacakları açıklanmıştır. Ancak, pazarlığın yapılacağı gün, İBB İştiraklerinin oluşturduğu iş ortaklığı ihale dışı bırakılmış ve ihale Hezarfen Danışmanlık Ltd.Şti’ne verilmiştir. Sonradan, İBB iştiraklerinin ortaklığının yetersiz bulunması, komisyonun ilk işlemine aykırı ikinci bir işlem yapması anlamına gelmektedir. Bu durum İdare Hukuku bakımından, tipik bir konu unsuru sakatlığıdır. Bu yönde Danıştay kararları bulunmaktadır.”

“Zarflar açılmış ise ihale yeterliliği vardır”

Avukatlar, yaptıkları açıklamada ihale komisyonunun İBB’yi eleme kararına da madde madde karşı çıktı: “Ayrı ayrı iş deneyimi belgesinin aranması komisyonun yorumudur, herhangi bir hukuk kuralına dayanmamaktadır. Bu noktada şu bilgi de önemli olmakta: Şartnamede, 4 milyon TL iş deneyim belgesi istenirken Kültür A.Ş., son bir yıllık iş deneyim belgesi olarak 274 milyon 798 bin 951,77 TL sunmuştur. Diğer şirketlerde iş deneyim belgesi aranma zorunluluğuna dayanılarak, ihale dışı bırakma kararı hukuka aykırıdır.”

TCDD Kiralama Yönetmeliği’nin 38. maddesinin örnek gösterildiği açıklamada, “Teklif zarfları açılmış ise ihale yeterliliği vardır. İBB’nin teklif zarfı, evraklar yeterli görüldüğü için 4 Ekim günü yapılan ihalede açılmıştır. Ancak 18 Ekim Tarihli ikinci ihalede elenme kararı verilmiştir. Bu açıkça hukuka aykırı bir uygulamadır” ifadeleri kullanıldı.

Kelime farklılığına da itiraz

Avukatlar tarafından “Müşterek ve müteselsil” yerine “ortaklaşa ve birlikte” ifadelerinin de ihaleden men sebebi olarak sayıldığı vurgulanırken, “Aynı anlama gelen bir ifade yazılmış olduğu halde ‘müşterek ve müteselsil’ ibaresinin geçerlik şartı olarak aranması, en temel hukuk ilkelerinden olan dürüstlük kuralına aykırıdır. Ayrıca, Borçlar Kanunu’nun 19. maddesinde, ‘Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağı’ kurala bağlanmıştır” denildi.

Son olarak da Hezarfen Danışmanlık şirketinin bakan ile görüşmesi ihale iptali talebi için sebep olarak gösterildi: “Hezarfen Danışmanlık şirketinin temsilcilerinin ihale komisyonunun bağlı bulunduğu Bakanlık ile görüşmeleri basına yansımıştır. Bu görüşmeler üzerine, ihalenin bozulması ve yeni bir ihale açılması gerekirdi. Buna uyulmamış olması idare hukukuna göre esaslı bir usul sakatlığıdır.”

Tarihi yerleri korumak İBB’nin görevi

5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesinin (o) bendi, “tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunması” görevini büyükşehir belediyelerine veriyor. Haydarpaşa ve Sirkeci Garı ihalesine konu olan taşınmazların korunması, doğrudan İBB’nin görevi. Avukatlar, bu kanuni düzenlemeye aykırı biçimde kiralama ihalesi açılması yönündeki idari işlemin de kanuna aykırı olduğunu savundu.

İBB, ayrıca Hezarfen’in gösterdiği 20 milyon TL’lik ekipman belgelerinin şartları taşımadığı gerekçesiyle itiraz etti ve bu itiraza TCDD yanıt vermedi. İtirazın dayanağı ise şirketin, KDV’li envanterinin şartnamedeki hükümlerle uymaması.

21 Ekim 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Türkiyem TV Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Türkiyem TV hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Ankara Markaları

Türkiyem TV, Ankara ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (312) 220 00 44
Reklam bilgi


Anket Önümüzdeki süreçte herhangi bir erken seçim olacağını düşünüyor musunuz?