HADİSE DÜKKANI

(Çıkmış ve çıkacak hadiseleriniz itinayla 66 ‘ya bağlanır)
Kral insan değerli dost, mütevazi entelektüel, Türk oğlu Türk oğlu Türk, oğlu Türk, nesebi Türk ,nesli Türk on numara insan, alperen şair Yalçın Hatunoğlu ağam yaz dedi yazıyoruz kardeşler!

Nerden zuhur ederse oradan yazacağım! Arkadaş kalbi kırmaktan ar ederim tek korkum bu olacak.


MÜHİM ADAMLAR ANSİKLOPEDİSİ


Nevzat Onmuş Çukurcuma’da Antik Acı isimli dükkanın sahibidir ve kalender adamdır. Meraklısı
gitsin tanışsın çayı güzeldir sohbeti güzeldir adam gibi adamdır.
Yaklaşık yüz elli senedir Türk milletinin eli hangi objeye değmişse hepsini toplamış bir depoya
tıkmıştır. Annenizin ananesinin dikiş makinası ordadır. Ellili yıllarda kocaman Adnan Menderes
resmi asılmış karakolu da aynıyla yapmıştır. Hatta elektrik verilen işkence hanesi ile birlikte.
Yetmişli yılların havai züppe plakçı dükkanı, kırkların berberi, otuzların terzihanesi anlamakla
bitmez. Nevzat bu işe kafayı takmasaydı her şeyi unutan Türk milleti geçmişine yeniden eline
alamayacaktı.


OKEYDE KAFASINA ISTAKA VURMA İHTİMALİMİZ OLAN KİŞİLER.


1- Metin Özkan: her türlü kural ihlalini yapıp köylü kurnazlığı ile üste çıkacak gibi bir hali var.
“Oğlum hem yerden taş aldın hem taş çektin say taşlarını desek goygoy yapar taşları döker
bir hali var çünkü.
2- Fahrettin Altun: Çifte gidip okey atacağım diye bütün taşları kitleyecek kadar hırslı ve
kibirli bir hali var. En son kesin bitecek ama mevzu şu ki sen daha ilk elden gösterge
yapmadığın halde gösterge ile bitmeye kalkıyorsun. Tıpkı eskiden Türklüğü kabul etmediğin
halde şimdi bize devlet otoritesi pozları takındığın gibi. Sana bu oyunu bitirtmeyeceğiz.
Dünyaca ünlü bir matematik profesörü ve Türk Kültür tarihinin değerli bir insanı olan İrwin
Cemil’in kedilerini Üniversite bahçesinden yok ettirdiğini de unutmadık hacı!
3- Ahmet Ümit: Yönetmeni güzel bir insan ve mühim bir belgeselci, değerli bir haberci olan
“Elvada Güzel Vatanım” filminde yönetmenin iyi niyetinden istifade ile kendini büyük bir
devrimci, Nazım Hikmet’in devamı olarak gösterecek kadar büyük bir sanatçı olarak ilan
ettiği için masada oyununu nizami oynasa dahi bir punduna getirip kafasına ıstaka
vurulabilir.


Mesela İGD örgütünde takılmışsın her tarafın devrimci olsa nolur falan diyerek kavga
çıkarabiliriz. “Hadii haddi durak yapma sevgenç “ falan diyerek tahrik edebiliriz.


AFFINIZA MAHCUBEN


Bahçeli bugüne kadar hükümetten tek bir şey istedi. O da Af kanunuydu. Çakıcı’ya mahcubiyeti
vardı. Bütün ısrarına rağmen Cumhurbaşkanı kanunu çıkarmıyor. Bahçeli‘nin kanunu geri çekmesi
öyle kolay bir şey değildir. Onun tayin ettiği vekilleri mecliste kafalarını öne eğerek utana sıkıla
saraydan gelen her şeye sorgusuz sualsiz onay verdiler bu güne kadar. Muhalefet ne istediyse
reddettiler. Hatta o kadar ki; Türk Çocuklarına Ne mutlu Türküm Diyene “ bile dedirtmedi. O kadar
Cumhur bir parti oldu ama tek talebi geri çevrildi. Bahçeli bunu asla unutmaz. Acısını çok fena
çıkartacağını, pire için mitil yakacağını yakında görebiliriz. Süleyman Soylu’nun öldürülen kızımızın
katili ile ilgili sanki kızımızın kendisi ya da ailesini daha önceden tanıyormuş anlamına gelebilecek,
akıl karıştıran , yön saptırtan açıklamalarının altında da “ bak af çıkarsa bu caniler sokaklara
çıkacak” korkusuna karşı Bahçeli’nin istediği affı çıkarmaya yönelik bir açık kapı bırakma hamlesi
yatıyor.


LA DİYANETE İLLALLAH!


Diyanete bir kere Diyanet tv ‘ye program önermek için değerli bir dostumla birlikte gittim.
Masaya on tane birbirinden güzel, vizyonlu iş koydum adam hepsine burnunun ucuyla bakıp badem bıyık kıvırdı. Bu tür adamlar insanda şiddetle kafa atma ihtiyacı doğrurular. Neyse eli boş döndük Git gel dünya kadar da taksi parası verdik.
Neticede Diyanet son zamanlarda parti fetva kurulu gibi çalışıyor. Hatta hızını alamamış Toplum
mühendisliğine soyunmuş. Kırk bin lira maaşlı devlet memuru Diyanet İşleri Reisi bir konuşuyor
sanırsın Papa bilmene Paul Papalık konsülünün bildirisini okuyor. Yüz yıllık bin yıllık projeksiyonlar tutuyor. En son fakirlik kaderdir dedi adam.
Bence Türkiye Cumhuriyeti devletinin en son Diyanet İşleri Başkanı Prof Dr Ali Bardakoğlu’dur.
Diyanet şaşırma. Millet senin yüzünden camiye gitmez oldu müminlerin imanını aşırma!
Diyanetin tatsız tuzsuz çekirdek çekirdek ailesi


MIHLAMAYMIŞ!


Rizeliler siyasetteki zaferin verdiği şımarıklıkla “Kuymak ta neymiş Mıhlama o mıhlama” diye
böbürlenip durdular. Ama Kuymak mıhlamadan daha eskidir, daha doğaldır, daha Türk’tür.
Rize bundan sonra bu şımarıklıklarının bedelini öder. Siyasette öder, inşaatta öder zaten başka da bir numaraları yoktur. Dikkat edin Giresunlusu, Ordulusu, Erzurumlusu, Gümüşhanelisi,
Bayburtlusu, Artvinlisi zaten onlara nicedir gıcık olup duruyordu. Ekrem İmamoğlu seçim
kampanyasına başladığında bir aile kahvaltısı videosu yayınlamıştı. O kahvaltıda “ habu Kuymağı verin da biz de tadına bakalım” diye okumuş kesim Trabzon fonetiği ile amcasına seslendiğini duyduğum an tamam “bu adam kazanır” demiş hemen gece yarısı Kuymak yapmış, kuymağı çok seven, Kelkit kökenli rahmetli kayınpederim Dilaver Cebeci ile onunla tam zıt fikirlerde ki rahmetli dayım Ali Gedikoğlu’nu yad ederek yemiştim.
Biri ülkücü diğeri komunist iki insan aynı kalpte aynı sevgi ve özlemle yad ediliyorsa ve bu duyguyu siyasal İslamcılığın şımarıklıkta zirve yaptığı bir dönemde bir Trabzon uşağı tetikliyorsa artık mıhlamanın esamesi okunmayacak demektir.


TÜRKİŞ LOJİK


Geçenlerde genç ve yetkili bir arkadaş ona söylediğim şeyin mantıksız olduğunu söyledi.
İnsan bu tür durumlarda ucuba giriyor. Şöyle ki eskiden öğretmenlik yaparken diploma dağıtan bir özel okulda mantık derslerine girmiştim. O okul bu arkadaşın da bitirdiği Galatasaray lisesi de dahil olmak üzere 5500 Türk lisesi içinde 1. Olmuştu. Okulun Sözel sınıfı öğrencileri İsmailTürüt’ün ilk eşinden olan Müslümcü oğlu, Sedat Peker’in iki adamının oğlu, Bir eski İl başkanının torunu, bol miktarda emekli kaşar emniyet müdürü torunu, Yeni Şafak gazetesinin sahibinin oğlu ve durmadan sevgilisi ile gizli gizli sms leşen genç oyuncu Sinem Kobal’dı.
Yani sevgilim kardeşim ben var ya ben Türkiye Mantık Birincilerinin hocası oldum. Bu Amatör küme takımına Şampiyonlar ligi kupasını aldıran hoca kadar mucizevi bir durumdur.


İDELER ALEMİ


Kafam da tuhaf sorular geziyor.
Platonun ideler alemi her şeyin aslının olduğu alemdir. Malum bu dünya gölgeler alemidir.
Mesela bu dünyada silik bir gölgesini gördüğümüz basın danışmanlarının ideler alemindeki aslı
kimdir nasıl bişeydir acaba?
İdeler alemindeki “ esas basın danışmanı” bu dünyadaki televizyonların ideler alemindeki özü aslı olan Levh-i Mahfuz’da program yapıyor mudur mesela?
Bu dünyada silik gölge ekranlardan birinin sahibinin karanlık ilişkileri ve geçmişi olduğunu
biliyoruz. Bir silik ve gölge basın danışmanı onunla çok samimi olmuş ise bunun Levh-i Mahfuzda’ki esası özü nedir nasıl oluyor acaba? Yeni Eflatunculuk’a göre bu varlık Cebrail midir acaba?


görüldüğü gibi Logo gizli güçlere sahip. Çünkü daire kesbediyor. O yüzden bu
ekran bu dünyada tam kapanır gibi oluyor hoop ideler aleminden bir destek yeniden canlanıyor.
Çok Yenieflatuncu bir durumu var bu kanalın


80 LERİN ORTA SINIF AİLESİNİN ÇOCUĞUNUN ORTA YAŞ TÜRKİYE’SİNDEKİ İSYANI


Eminim ki aranızda evden çıkmayan yarı çatlak,a sosyal , şişe dibi gözlüklü, hala eski Gırgır
Dergilerini her hafta yeni çıkmış gibi okuyan ve Trt ‘de yayınlanan Kuzen Larry i izleyen biri var.
Bu yazdıklarımı okuyorsa lütfen mail atsın Kuzen Lary i yeniden izlemek istiyorum. Bıktım artık
hamasetten, kötü senaryodan, muhafazakarlaşmaktan geyik istiyorum eski huzurlu mutlu geyik
muhabbetli günlere dönmek istiyorum. Kuzen Lary i biliyorumki sen hala VHS videodan izliyorsun
ben çevirtirim hallederim üstüne anneme sosyate mantsı bile yaptırırım kardeşim üstüne de
piramit pasta bile yeriz beraber.
TRT Genel müdürü muhafazakar genç İbrahim Eren. o gözlüklerin ve saç modelinle 90 ların
Londrasında geçen filmlerdeki Hintli genç finansçı marketingi tiplere benziyorsun haberin olsun.


ÜSTÜ DE ALTI DA KIYMETLİ


Türkiye’de ki köşe yazarları içinde kalitesi ve üslubu ile en şık yazar olan İbrahim Kiras’ın yazılarının altındaki yorumları okuyorum ve çoğunlukla aynı kalitenin altta da devam ettiğini görüyorum. İbrahim Kiras ‘ın altında bazen felsefe, tarih , teoloji, kelam, edebiyat bile tartışılıyor. Takip etmenizi öneririm.


HAFRİYAT GARDAŞLIĞI


Eski Vali ve Bakan Muammer Güler’in İstanbul’da bütün fafriyat işlerini verdiği Gümüshaneli ve
kafasında kukuleta altında bir iki milyonluk cip olan adamla Kürt böreği yemiştim. “Hafriyat işi
insanın yedi ceddini abad eder gardaşım” dedi.
Geçen akşam bu adamı rüyamda gördüm. Sonra EKO başkan Kanal İstanbul ihanettir falan dedi .
Eğer kanal İstanbul yapılsaydı bu adamdan 1000 tane falan daha klonlamış olacaklardı.
Düşünsenize 1000 tane Gümüshaneli hafriyatçı hepsi aynı kukuletalı hepsi ucuz diye kahvaltı
sözünü Kürt börekçisine randevu vererek yerine getiriyor ve hepsi aynı anda “Hafriyat İşlİ abad
eder gardaşıımgardaşımgardaşımm” diye konuşuyor. Kabus gibi bişey!


İKİ ÇÖMEZ AHMET


Kanal 7 yeni kurulmuştu ben de tesadüfen de metin yazarı olarak işe başladım. (Sigortam
yapmışlar mıydı acaba? O zamanlar Anadolu Sermayesinin paralarını henüz aklamamışlardı,

İSMEK


ihalelerinden de voliyi vurmamışlardı. Sigortamı yatırdılarsa şu anda EYT liyim demektir. İyi ki
aklıma geldi bir bakayım sistemden) “Barın piyanisti “ Nabi Avcı hoca Kanalın başındaydı ve bir gün beni odasına çağırdı, metinleri görmüş falan sağ olsun genciz ya motive amaçlı tebrik ederken koridorda sesler bağrışlar zuhur etti.
Telaşla çıktık baktık ki iki çömez Ahmet kavga ediyor. Ahmet Hakan ile Ahmet Tezcan birbirlerine
dalmışlar. Hoca kibar adam iki Ahmet iki Ahmet beni genç arkadaşların yanında mahcup
ediyorsunuz dedi ve odasına girdi. Ben de öyle şaşkın şaşkın etrafa bakıp gidip bari çay içiyim ya buralar hiç bana göre değil dedim.
Neyse iki Ahmet bayağı meşhur ve zengin oldular..
Nabi hoca hala barın piyanisti olarak tıngırdatıyor.
Ben hala metin yazarı olmaya çalışıyorum.


Nabi Avcı kendini Kovboy barında kavga çıkıp mermiler havada
uçuşurken bir köşede piyanosunu çalmaya devam eden piyaniste benzetir. O yüzden de o0na
kimse ateş etmez.


ŞİMDİ BOKU YEDİK!


Ünlü hattat Emin Barın’ın bu nadide “Celil Sülüs” hattının ilginç hikayesini tarihçi arşivci Sinan
Çulluk’tan öğrenebilirsiniz.
He bu arada bir genç arkadaşımız bu levhayı çaktırmadan Diyanet İşleri Başkanlığına hediye edip astırmak isterse, aynısını taklit ettirerek kendisine takdim edeceğim.


Üstad Memduh Cumhur ağabeyimizden bir güzelleme. Rahmet ve minnetle anıyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yavuz Selim Sener - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Türkiyem TV Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Türkiyem TV hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Ankara Markaları

Türkiyem TV, Ankara ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (312) 220 00 44
Reklam bilgi

Anket Önümüzdeki süreçte herhangi bir erken seçim olacağını düşünüyor musunuz?