Mehmet Fatih Doğrucan Yazdı "SELAHADDİN DEMİRTAŞ"

Selahaddin Demirtaş'ın kitabı 180.000 satmış... Hatta önerdiği diğer yazarlara ait kitap listeleri bile gazetelerde yayınlanınca o eserler tükenmiş.....

Selahaddin Demirtaş'ın kitabı 180.000 satmış... Hatta önerdiği diğer yazarlara ait kitap listeleri bile gazetelerde yayınlanınca o eserler tükenmiş... Ben biliyorum… Önerdiği eserler arasında Akdeniz Felsefe Bölümü hocalarından Çetin Balanuye’nin kitabı da var. Balanuye aynı okulda olduğumuz için kendi söyledi, okulda denk geldiğimiz esnada, Selahattin Demirtaş kitabı önerdikten sonra bir gün içinde baskısı tükenmiş… Normalde felsefe kitaplarının kaderi okunmamaktır. Ancak okunmuş ve tükenmiş… Yani kabul etseniz de etmeseniz de, terör denkleminde düşünseniz de bir siyasi, entelektüel bir öneride bulunuyor ve gerçekleşiyor.

Entelektüel faaliyet ve etkinliği, kim başarırsa başarsın, senin dışında kalıyorsa kıskanılacak bir faaliyet... Bizim Türk Milliyetçileri ise artık slogan üretebilecek kadar dahi okumuyor, okuyorsa da ya bildiğimiz tekrarı mükerrer okuyor, ya da bambaşka ve yeni bir şey okuyorsa çaktırmadan okuyor, suçlanmaktan korkarak saklanarak okuyor... Üzgünüm... Başaramadık... Çünkü münevverlerimiz bile birbirinin ne dediğine alaka göstermiyor... Akıl ve fikir, kendisini diğerleriyle sınar... Her akıl birbirine destek verir ve gelişerek ilerler... Türk Milliyetçilerinin ilerleme sıkıntısının sebebi, herkesin konuşması, ama kimsenin ötekini dinlememesi... Herkes kendi fikrini, diğerinin üstesinden gelmek için konuşuyor, tamir edilemez bir özgüven patlaması var. Hâlbuki ilim sahibi her daim tetikte ve şüphededir. Ancak bizim milliyetçilerin özgüven patlaması, gruplaştığı küçük derebeyliğinde elde ettiği söz sahipliğini hiyerarşi zorunluluğu zannetmesinde saklı... Olmuyor... Çuvallıyor ve gelişemiyoruz. Okumamak kadar ayıp bir şey varsa o da okutmamak mesela. “Falancayı okudun mu?” diye sorduklarında, hemen yafta yapıştırarak cevaplıyor. “Amerikancı, Ülkücü değil, yalaka, Rusçu, Aşırı Türkçü, Aşırı İslamcı vs. vs”. Eskiden insanların mahalleleri vardı, şimdi ise gettoları var... Entelektüelin mahallesi olabilir, hatta köyü de olabilir. Bir yere ait olabilirsin ama getton olamaz kardeşim... Entelektüel isen gettoya müsaade etmezsin... Bunun için OKUR ve OKUTURSUN... Ben okuyorum kardeşim... Mesela Ayarsız yazarlarından Emrah Ece okuyorum. Eski Ülkü Ocakları başkanlarından Hasan Gömleksiz okuyorum. Severek genç bir entelektüeli, Bahadırhan Dinçaslan’ı okuyorum.

Okuyorum yani, yeni kuşak, eski kuşak okuyorum, Servet Avcı ve yazarsa eğer Adnan İslamoğulları okuyorum. Hepsinin oturduğu evi görüyorum. Kimi mahallenin cumbalı evinde oturuyor geleneği ile, kimi bahçeli evinde oturuyor farklı boydaki pencereleriyle… Ama aynı mahallede oturuyorlar. Getto olamayacak kadar farklı evlerde oturuyorlar ama aynı mahallenin insanı hepsi… Birbirlerinden haberdar olduklarında küresel yapıları tehdit eden yegane mahalle olduğu anlaşılacak belki de… Malum milliyetçilik küreselleşme illetinin karşısında hala biricik çare ve milliyetçilik mahallesinin sakinleri, Bu mahalleye geçici süreyle park eden karavanları muhtar seçiyor hep… Hatta Milliyetçiliği ayak altı yapanlar bile milliyetçiliğin sahibi gibi oturdu, milliyetçilerin iktidar sırasına…

Evet, Selahaddin Demirtaş, öyle ya da böyle okuyor, okutuyor ve kendini okutturuyor. Hem de yan mahalleye girmiş eserleri… Bizim mahallede Demirtaş’ın kitabının olmadığına seviniyor gibisiniz, görüyorum… Ancak zaten bizim mahalleye, bizim kitaplar bile giremiyor… Kim bilir, belki, şakşakçılarından daha zeki liderlerimiz veya kanaat önderlerimiz olduğunda, bir bakmışsınız ki, onlar da bizim münevverleri önermeye başlamış, teşvik etmiş ve milliyetçiler de okumaya başlamış olur, böylece bizim mahalle önce kendi mahallesinin kütüphanesini okumuş olur, sonra da yan mahallelerin… Belli mi olur?

MEHMET FATİH DOĞRUCAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Fatih Doğrucan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Türkiyem TV Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Türkiyem TV hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Türkiyem TV editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Türkiyem TV değil haberi geçen ajanstır.

02

İrfan ÇEP Kocaçoban - Şu zamanda en kıymetli olan "okuyucu" bulmak. Okudum ve kaç ise +1 oldu ama yeter mi, yetmez.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Şubat 14:47


Ankara Markaları

Türkiyem TV, Ankara ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (312) 220 00 44
Reklam bilgi

Anket Deva Partisi'nin başarılı olacağını düşünüyor musunuz?