Yavuz Selim Saner \ METROPOL SESSİZLİĞİ

Distopik duyguların şehri sessizce sardığı günler yaşıyoruz.
İnşallah bu günleri atlatacağız.
Bu boşluk tüm dünyayı tedirgin bir sukunet içine soktu.
Bu durum bir fırtına öncesi sessizliği mi, yoksa zorunlu ve geçici tevekkül hali mi?
Bir taraftan en kötüye hazır olunması gereken, bir yanıyla da geleceğe yönelik daha insani daha ekolojik daha paylaşımcı bir dünya tahayyülü kurmak için bir fırsat
Gücünü milletinden almayan devletlerin
Kollektif şuuru oluşmamış toplumların sınav zamanı olabilir.
Bir yanıyla küreselliğin karlılıktan çok daha fazla anlam ifade ettiği yepyeni bir sosyo ekonomik devrin açılacağı bir devri sessizce beklediğimiz eşikte olabiliriz.
İnsanlık tarihi bunun örnekleriyle dolu.

İnşallah bu sessiz ve tedirgin günler geçsin ama kaldığımız yerden devam etmeyelim
.
Yeni sorular soralım.
Yeni bir dünya kurmak mümkün mü?
Yeni şehirler oluşturmak mümkün mü?
Daha paylaşımcı daha adil sosyal yapıya büeğnmek mümkün mü?
Türk milliyetçiliğinin yeni soruları sormasının, yeni konulara girmesinin zamanı çoktan gelmişti.

Bu süreç yine her olağan üstü durumda olduğu gibi Türk milliyetçilerinin elinin ülkenin ve toplumun üstünde bir güven eli olarak durduğu, milliyetçi güvenilir aklın ülke için her türlü tedbiri alacağı olağanüstü bir süreç olabilir.

Türkiye'de siyaset kurumu toplumu kutuplaştırıp kimlik üzerinden talepleri boğduğu ve vasatlaştırdığı için böyle demokratik ve kimlikler üstü bir virüs karşısında uzun süreli dayanamıcaktır..

Hastalık 6 ay daha önlenemezse seküleri muhafazakarı solcusu kürtçüsü, islamcısı şucusu bucusu tanımları siyasi meşruiyet kaynağı olmaktan çıkacaktır.
Kolonya ve duanın yeterli olmadığı büyük sosyo ekonomik kaos ile karşı karşıya kaldığınızda iktidar düşer.
Ama bunun alternatifi kutuplaşmanın diğer tarafı değildir.
Cumhuriyetin Kurucu iradesi ve Türk milletinin 5000 bin yıllık arketipi olan Türk milliyetçilerinin
kimseye sorgusuz sualsiz güvenme lüksü yoktur.

İSTANBUL...
İstanbul Büyülşehir Belediye başkanı Ekrem İmamoğlu ve ekibinin İstanbul 'da olası bir afet yönetimini sürdürebilecek bir ciddiyet ve birikimde olmadığı görülüyor.
Virüsün ilerleme süreci çok hızlı ve Allah muhafaza 20 milyon insanın yaşadığı İstanbul büyük tehdit altında
Başkanın performansı ise iç acıcı değil.

Seçildiği günden bu yana İstanbul a dişe dokunur bir hizmeti olmadı.

Sel ve deprem süreçlerindeki performansı da çok kötüydü.

En büyük şansı ve argümanı ise iktidarın Kanal İstanbul konusundaki yanlış ve kötü niyetli tutumu.

Anlaşılan o ki Ekrem İmamoğlu hizmetleri ile değil siyasi polemikleri ile devam edecek.

Çünkü küçük ve planlı bir ilçeyi yönetmiş olması, iyi bir demogog olması, iyi çalışılmış kurumsal arka planlar önünde çıkıp aldığı beden dili derslerinin şirazesini kaçırmış bir halde durmadan el kol hareketleriyle konuşması AKP nin uygulamalarından rahatsız olan seçmeni bir süre daha oyalar.
Ama belediyecilik hepimizin hayatını birebir ilgilendiren çok hassas bir hizmet alanıdır. Bana bu kriz ve afet ortamında hiç hiç güven vermiyor.

Özellikle milliyetçi kesimin ve özelde sehirli ve vizyon sahibi Milliyetçiliği konsolide eden İyi Parti'nin Ekrem İmamoğlu gibi yetersiz bir figür e mesafe koymasının zamanı gelmiştir.

Ekrem İmamoğlu'nu başkanlığa taşıyan memleketteki yönetim keyfiyetinden rahatsız olan sağ duyulu seçmendir. Bu seçmen Milliyetçi kitle ve entelijansiyanın onayı ile İmamoğlu'nu lanse etmiştir.

Ama kendisi ikinci seçimdeki teveccühün kendisini çok büyük bir lider yaptığı vehmini hala üstünden atabilmiş değil ki hizmet etmeyen laf üreten bir profil ile karşı karşıyayız.
Bu vehimin oluşmasında kuşkusuz yakın çalışma ekibinin olumsuz katkısı vardır.
İktidar ve gücün misafir olduğu her kişi ve yapı bunun cazibesine kapılıp içe döner gücü kimseyle paylaşmak istemezler. Bu da iktidar virüsüdür. Ancak bunun tersini yapanlar milletlerine gercek manada hizmet etmeyi başarırlar.
Amacım gündelik siyaset içinde bir polemik oluşturmak değil. Dört kuşak bir İstanbul lu olarak kendimce şehre sahip çıkmak.

Ama hayat teorikten ziyade pratiklerle şekillenir.
Misal İyi partinin İBB meclis başkanvekili bugüne kadar ibb meclisinde iyi parti adına bir farkındalık oluşturamadığı gibi iyi partili milliyetçileri de İstanbul un yönetimi özelinde temsilden uzak görünmektedir.

CHP grubu bile kendi başkanlarını bu kadar övmemektedir. 5000 yıllık devlet aklı bugün İyi Parti de temerküz etmiştir. O yüzden siyasi figürler bu sorumlulukla davranmalıdır.

Başkan bugün çıkmış İstanbul halkına psikolojik çağrı merkezinin faydalarını anlattı on dakika.
Bu büyük bir ciddiyetsizliktir. Bu sosyal belediyecilik uygulaması değildir.
Diğer yandan iktidarın kanal İstanbul ihalesi fiyaskosu Türk milliyetçileri için İstanbul özelinde sorumluluklarının ne kadar mühim olduğunu gösteriyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yavuz Selim Sener - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Türkiyem TV Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Türkiyem TV hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Türkiyem TV editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Türkiyem TV değil haberi geçen ajanstır.



Ankara Markaları

Türkiyem TV, Ankara ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (312) 220 00 44
Reklam bilgi

Anket Deva Partisi'nin başarılı olacağını düşünüyor musunuz?